Metin Celâl
FRANKFURT KİTAP FUARI ve TÜRKİYE
Frankfurt Kitap Fuarı, bu yıl 10 -14 Ekim tarihleri arasında yüzün üstünde ülkeden yedibin yayınevinin katılımıyla altı büyük binada on büyük holde, 190.000 metre kare sergi alanında gerçekleştirilecek. 350.000 - 400.000 çeşit kitap sergileneceği fuarda Fay Weldon, Joschka Fischer, Zeruya Shalev, Nuruddin Farah, Saul Friedländer, Quim Monzó ve Katharina Hacker gibi ünlü yazarların katılacağı 2500 etkinlik (söyleşi, sergi, imza günü, canlı yayın vb) yapılacak. Bu yıl onur konuğu olarak Katalan Kültürü'nün misafir edildiği fuar sırasında Alman Yayıncılar Birliği'nin Barış ödülü, Alman Kitap Ödülü verilecek, Nobel edebiyat ödülünün de aynı tarihlerde açıklanması bekleniyor.
Katalan Kültürü, konuk ülke konseptine uygun olarak 2007 başından itibaren Almanya'nın çeşitli kentlerinde yapılan kültürel etkinliklerle tanıtılıyor. 160 kültürel ve edebi etkinliğe 680 sanatçı katılıyor. Fuarın başlaması ile birlikte etkinlikler fuar alanında ve Frankfurt kentinde yoğunlaşacak. Katalanlar, aralarında Maria Barbal, Quim Monzó, Jordi Punti, Jaume Cabré gibi tanınmış isimlerinde yer aldığı 200 edebiyatçı ile fuarda boy gösterecek. Forum binasında, fuar alanının bahçasinde, çizgi roman bölümünde, üçüncü ve beşinci hollerde Katalan sanatı ve edebiyatından gösteriler, sergiler izleme olanağı olacak.
Frankfurt Kitap Fuarı'nın bizim için farklı bir anlamı var. 2008'de Frankfurt Kitap Fuarı'nın konuk ülkesi Türkiye oluyor. Konuk Ülke olma avantajı iyi kullanılırsa hem o ülkenin edebiyatının ve kültürünün dışa açılmasında önemli bir adım atılmış oluyor hem de tanıtım ve turizm açısından büyük fırsat doğuyor.
Frankfurt Kitap Fuarı'nın içinde Konuk Ülke'ye yazarlarını, yayıncılarını, kültürünü tanıtıcı sergiler düzenleyeceği bir bina veriliyor. Ayrıca o ülkeden çok sayıda yayıncının fuarda stand açması için gerekli kolaylıklar gösteriliyor. Konuk Ülke'den 50-100 kadar yazarın başta Almanca ardından başlıca Avrupa dillerine çevrilip fuar sırasında yayımlanmış olması sağlanıyor. Fuar alanına çok sayıda yazar davet edilerek toplantılar düzenleniyor. Fuarın açılışında Konuk Ülke'nin bir büyük yazarı konuşma yapıyor, devlet başkanı törene katılıyor. Frankfurt ve civarında pek çok sergi açılıyor, kentin operasında, konser salonunda o ülkenin sanatçılarına yer veriliyor. Bu yoğunluk yıl boyunca tüm Almanya'ya yayılıyor. Konuk Ülke'nin farklı sanat dallarından temsilcileri etkinliklere katılıyor. İtalya, Fransa, Japonya, İspanya, Meksika, Hollanda,.Brezilya, Avustralya, İrlanda. Portekiz, İsviçre, Macaristan, Polonya, Yunanistan, Litvanya, Rusya, Arap Dünyası, Kore, Hindistan önceki yıllarda konuk olan ülkeler.
“Tüm renkleriyle Türkiye”
Türkiye'nin Konuk ülke çalışmaları geçen yıl yapılan imza töreninden sonra başlatıldı. Türkiye Yayıncılar Birliği'nin çağrısı ile ülkemizin belli başlı tüm yazar ve yayıncı örgütleri biraraya gelerek bir danışma kurulu oluşturdular. Danışma Kurulu'ndan aldığı önerileri değerlendirecek bir de Yürütme Kurulu oluşturdu. Kurulda Müge Sökmen (Türkiye Yayıncılar Birliği) başkanlığında , Basın Yayın Birliği, Türkiye Yazarlar Sendikası, İLESAM, Türkiye PEN temsilcileri yer aldılar, kurula bakanlık yetkilileri de katıldı.
Danışma kurulu; "edebiyatımıza, müziğimize, mimarimize, sanatımıza baktığımız zaman, kendi içimizde çeşitli etnik ve dinsel grupların katkılarını tüm bunların birbirini zenginleştirip geliştirerek nasıl iç içe geçtiklerini görmek mümkün. Kültürümüzü dünyanın dikkatine açarken bu tarihi, bu iç içe geçişi öncelikle takdir etmeli ve şükranla karşılamalı, inkârcı, savunmacı bir tutumla tarihsel paylaşımları, yüzyılların alışverişini görmezden gelmek yerine bu tarihe ve şimdi içimizde barındırdığımız çeşitliliğe sahip çıkmalı, hakkını vermeliyiz. Ne de olsa bugün her ülkeden öte ve fazla bir şekilde bu miras bizim topraklarımızda yaşatılıyor. Kültürümüzün zenginliğine içerdiği kimliklere sahip çıkarak, bünyemize katarak öne çıkartmak ülkemizin mevcut gücünün çok daha rahat görülmesini sağlayacaktır" düşüncesiyle Konuk ülke konseptinin "Tüm Renkleriyle Türkiye" olmasını önerdi.
Grafik sanatçısı Bülent Erkmen "Tüm Renkleriyle Türkiye" konseptine uygun olarak Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı 2008 Türkiye Konuk Ülke logosunu hazırladı.
Stand dizaynı da konuk ülke logosuna uygun olarak Bülent Erkmen'in danışmanlığında yapıldı. Türkiye 2007 Frankfurt Kitap Fuarı'na 47 yayınevinin standlarıyla yer aldığı bir ulusal standla katılıyor. Bir çok yazarımız da fuar sırasında yapılacak etkinliklere katılacak. "Türk edebiyatında ve yayıncılıkta yeni gelişmeler", "Tüm renkleriyle modern Türk çocuk edebiyatı ve yayıncılık", "Türkiye Yayınclıık sektörünün tanıtımı", "Türkiye'nin modern tarihi ve yayıncılık" fuar kataloğunda yer alan etkinliklerden bazıları. 11 Ekim tarihinde Kültür ve Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay'ın da katılacağı bir basın toplantısı ile 2008 Türkiye Konuk Ülke programının taslak programı sunulacak. 14 Ekim'de fuarın son gününde yapılacak bir törenle Katalan Kültürü'nü temsilen büyük yazar Baltasar Porcel konuk ülke bayrağını Türkiye'yi temsil eden Elif Şafak'a devredecek.
"Last minute society "
Bir yayıncı ağabeyimizin Amerikalı eşi bir süre iş yapmadaki tavrımıza şahit olduktan sonra bizleri "Last minute society " (Son dakika toplumu) olarak tanımlamış. Biz toplum olarak her şeyi son dakikada yapmaya alışkınız. Zamanı sonuna kadar tüketip sonra harekete geçmeyi seviyoruz. Yoksa işimiz rast gitmiyor. 2008 Türkiye Konuk Ülke projesinde de işlerin böyle yürüdüğünü düşünüyorum. Konuk ülke projesi sadece fuar tarihleriyle ve alanıyla sınırlı kalmayan bir yıla ve tüm Almanya geneline yayılması gereken bir proje. Sanatın hemen tüm dallarında etkinlikler yapılması arzu ediliyor. Hele konsept olarak da "Tüm Renkleriyle Türkiye"yi seçtiyseniz yapılacak çok şeyin olduğu da kesin. Almanya cenahından gelen bilgiler pek içaçıcı değil, Türkiye yanından, özellikle bakanlıktan bilgi almak ise mümkün görünmüyor. Herzamanki ketumlukları ile ser verip sır vermemeyi tercih ediyorlar. O nedenle yürütme kurulunun nasıl bir program hazırladığını ve 11 Ekim tarihinde Kültür ve Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay'ın da katılacağı basın toplantısında 2008 Türkiye Konuk Ülke programının taslak programı olarak neler anlatılacağını çok merak ediyorum. Zira bu basın toplantısı Türkiye olarak bu projeye nasıl bir ciddiyetle yaklaştığımızın da bir göstergesi olacak.
Edebiyat treni kaçtı mı?
Frankfurt Kitap Fuarı'nda Konuk Ülke olmanın en önemli avantajı o ülke edebiyatının Dünya'ya açılması için çok önemli bir fırsat sağlamasıdır. Dünya yayıncılarının dikkati Konuk ülkeye ve onun edebiyatçılarına çevrilir. Editörler yayın programlarında konuk ülkenin edebiyatçılarına yer verirler. Burada en önemli unsur zamanlamadır. Çünkü yayıncılık uzun süreler gerektirir. Hele yayınlayacağınız kitap yabancı bir dildeyse karar verme mekanizması da, çeviri, redaksiyon gibi ön hazırlık işlemleri de uzun bir süre (en az iki yıl) gerektiriyor. Türk edebiyatı kendi içine kapalı bir edebiyat. Orhan Pamuk'un Nobel alması bile Dünya yayıncılarının dikkatlerinin Türkiye'ye yönelmesine yetmedi. Editörler, Türk edebiyatını tanımıyorlar. Bizde de edebiyatımızı tanıtıcı bir çalışma yok. Uluslararası kitap fuarlarına katılım sadece temsil olarak algılanıyor. Yazarlarımızı tanıtma işi üç yazar ajansımızın (Onk, İstanbul ve Kalem) bireysel çabalarına kalmış durumda. Onlar yıllardır yaptıkları çalışmalarla bir kaç yayıncıyı Türk yazarlarını yayınlamaya ikna etmiş olsa da Türkçe’den İngilizce, Almanca gibi çok konuşulan dillere yapılacak çevirilerde bile çevirmen bulmak çok zor.
2007'nin ilk on ayını harcadık. Kısalan zamana bakarak, Frankfurt Kitap Fuarı'nda yayıncılarımızın yapacağı çalışmaların 2008'de Türk yazarlarının kitaplarının Alman yayıncılarının standlarında sergilenmesini sağlayacağı konusunda derin kuşkularım var.
“Konuk Ülke” olmak ülkemizin tanıtılmasını imajımızın doğru algılanmasını sağlayacak. Avrupa Birliği’ne üyelik prosedürümüzün devam ettiği de göz önüne alınırsa bu etkinlikler daha da önem kazanıyor. Türkiye’nin çağdaş bir ülke olduğu, kültürel zenginlikleriyle birlikte anlatılabilirse siyasi alandaki çabalara da önemli bir katkı sağlayacağı görülüyor. Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı’nda Konuk Ülke olmamız Türk kültürü ve edebiyatı açısından çok önemli bir şanstır. Bu şansı doğru kullanan ülkelerin yazarları şimdi tüm dünyada okunuyor, tanınıyor.