Metin Celâl
ŞİİR ÖLDÜ MÜ?
(Sabah Kitapa Cevap)
Şiir öldü! sloganı geçmişte de, günümüzde de çok kullanılan slogan. İlk bakışta gerçekten de böyle bir durum varmış gibi görünüyor. İyi şiir yazılmıyor, şiir dillere düşmüyor. Şiir kitapları okunmuyor, basılmıyor, dağıtılmıyor. Şairler yayıncı bulmuyor. Şiir dergileri okunmuyor. Şiir tartışmaları yapılmıyor. Şairler kendi şiirlerinin dışında şiir okumuyor Bu örnekleri kolaylıkla çoğaltabiliriz. Tabii ki bu hale bakınca şiir öldü dememiz normal. Hatta bu hale felsefi gerekçeler de bulabiliriz. Kültür Bakanımız Atilla Koçun şiirle romanı karşılaştırmasını hala hatırlıyorum, şiiri çağdışı bulmuştu ve geleceğin sanatı olarak romanı göstermişti. Çok eleştirildi, kınandı ama Bakan Koç, bu konuda yalnız değil. Toplumun kanaat önderlerinin büyük bir bölümü böyle düşünüyor. Belki de o nedenle basında romana büyük bir destek veriliyor, romancılar pohpohlanıyor ama iş şiire gelince suskunluk hakim oluyor. Gazetelerin kitap eklerine baktığınızda bu durumu net olarak görebilirsiniz. Hemen her roman hakkında iyi kötü birkaç satır yazı, röportaj çıkıyor ama Türkiyenin en önemli şairleri yayınlatsa bile şiirse tıs yok!.. Bir anlamda bakanından, medyasına, okuruna dek şiiri elbirliği ile öldürüp gömmek için elimizden geleni yapıyoruz.
Ama bize enjekte edilen bu kanıyı görmezden gelmeyi becerebilirseniz ya da sorgularsanız farklı bir gerçekle karşılaşıyorsunuz. Bir kere toplumun şiire olan ilgisi sürüyor. Aziz Nesinin dediği gibi halen Her üç kişiden dördü şair! Posta Gazetesi yöneticileri şiir sayfalarında yayınlanması arzusu ile her gün binlerce şiir geldiğini söylüyor. Edebiyat ve şiir dergilerine, yarışmalara gelen şiir sayısı azımsanmayacak ölçüde. Yayınevleri şiir dosyalarının sahiplerine Hayır! demekten yorgun.
Şiir okunma cenahında da aslında durum söylendiği kadar iç karartıcı değil. Çağdaş Türk Şiirinin klasikleri her zamankinden çok okunuyor. Orhan Veli, Nazım Hikmet, Ahmed Arif, Attila İlhan, Cemal Süreya, Özdemir Asaf gibi şairlerin kitapları her yıl birkaç baskı yapıyor. Yayınlanma, okunma sorunu daha gençlere gelindiğinde günümüz şairlerinde başlıyor. Okurlar ne yazık ki günümüz şairlerine karşı ilgisiz. Daha doğrusu onların kitaplarını satın almıyor. Ama bir yandan da başka bir şiir anlayışı müthiş iltifat görüyor. Pop Şiir diye adlandırdığım bir tür bu. O türde yazan DJlerin, sunucuların, artistlerin kitapları, CDleri on binlerce, hatta yüz binlerce satıyor. Onların fanatiklik düzeyinde okurları var.
Öte yandan şiirin sanatların öncüsü olduğunu da unutmamak gerek. Tüm temel edebiyat akımları, ekoller şiirle ortaya çıkmıştır. Bu temel realiteyi de göz önüne alırsak, şiirdeki medya değişimini daha rahat kavrar ve onun verdiği işaretlerin gelecekte diğer sanatları da etkileyeceğini de görebiliriz. Kitaplarda, dergilerde okunmayan günümüz şiiri internette en büyük ilgiyi gören sanat dalı. Hiçbir sanat dalına nasip olmayacak şekilde internette binlerce şiir sitesi, forumu, tartışma grubu, dergisi, e-kitabı yayında. Sadece internette yazan, okuyan büyük bir kesim var. Her gün binlerce şiir e maillerle dolaşıyor. İnternetteki şiir sitelerinin hit sayıları akıl almayacak ve tabii kitap ve dergi tirajlarıyla karşılaştırılamayacak boyutta. Şiir, dolayısıyla şairler internetin geleceğin medyası olduğunu herkesten önce keşfetti ve bu olanağı değerlendiriyor, diyebiliriz rahatlıkla.
Bu açıdan baktığımızda rahatlıkla şiirin ölmediğini sadece medyasını değiştirdiğini söyleyebiliriz. .