TACİZ ATIŞI
saçını düzeltirken bakışlarında o sarı gölge
dudaklarında alaya benzer bir kıvrım
kendini bilmenin yakıcı sızısı
kederlendirir orta halli evlerin kasvetli ağırlığı
sıkıntıya yenilir gün, akşam olur
ayın yalnızlığına sokulurken usulca
her yüz geçmişi ararsakin gece iletir sesleri,
iz bırakır zaman taşta; dağılır hüsran
pus basar gölü, nurlar sızar derine
duruşundaki sükûndur bu
herhalinden sezilen anlamyağmur yağarken burnunu cama dayayıp
ufuksuz yeşillikte tutturulan koşu
belli ki ölümün ıssızlığından kaçış
benzerler arasından sıyrılma arzusuağaçlarda gezinen bakış
o ansızın rastlanan yadigâr
anne sütüne duyulan özlem
hazırlıksız yakalar beni
varlığın ezip geçer, gözüm kimseyi görmezoysa dengimi bulmak isterdim
izi birlikte sürmek, birlikte yakalamak avı
tenin simyasına ermek
aramızda geçenleri rahatça itiraf etmek