KÜÇÜK ŞEYLERİN TEDİRGİNLİĞİ

karların altına saklandığında
bir garip tona bürünür bedenin
susuz kalmış güvercin bakışlı
mağrur ve yalnız gülüşün 

kararlıydık birlikte çürümeye
ortak olacaktık tüm suçlarda
terkettin manzarayı, gittin
yerini dolduramadı düşler 

gözler kapalı, dudakuçlarında mırıltılar
kimbilir hangi duaya süzülüyor
eski fotoğraflardan kalma amcalar
silerek adımızı belleklerden ya da yanlış yazarak 

sonunda yaşlanır yalnız kalırım diyordum
sevmeye yetenekli günlerde savrulup
kendinin sırrına erenlerin umarsızlığıyla
unuturum hayatın yorucu uğultusunu 

kalkmaya hazır halk otobüsü
ve zamanı dolmuş bir paso
izin vermedi durup düşünmeye
geçip giden ne, bir sözcük bile olamayan

2.2.2000

varlık sayı 1130, kasım 2001